Anasayfa
Binbir Bulut Masalları
Bir Şiir Sana, Bir Şiir Bana
Deneme Bir Kii
Beyaz Mikrofon
Tavşanlı Makas
Kahkaha Ağacı
BB Kitaplığı
Deneme Bir Kii

İlk Cemre: Önce Havaya

Yazan: Rabia Gülcan

Yaşlı birkaç bulut ve yüzlerce yıldız... Gökyüzü açık. Yıldızlar gözlerini neşeli çocuklar gibi kırpıp duruyor sürekli. Yaşlı bulutlar her sene şahit oldukları bu olayın karşısında temkinli. Her şey zamanında ve usulüne uygun gerçekleşecek, bunu biliyorlar. Onlar da sakince şahit olacaklar. Sonra belki yağmurlar için gidecekler başka başka yönlere.

Şimdi beklemek zamanı. Saatin tik taklarını biraz daha dinlemeli. Gece, gökyüzünde yıldızları kolayca sayabilecek kadar açık ve mavi... Pırıl pırıl derler böyle havalara. Gece mavisi dedikleri ve insanın içine serinlik ve huzur karışımı veren bir mavi ile boyalı gökyüzü. Gece mavisi, mavilerin abisi...

Yıldızlardan küçükçe, elmalardan büyükçe bir ateş topu o. Korlaşmış ama yakmaz eliniz değse. Köz gibi ama almaz gözlerin ışığını. Adını anınca bile insanın içine sıcaklık veren cemre o. Adı insanın içine sıcaklık verir, kendi önce havayı, sonra suyu ve toprağı ısıtır. Baharı getiren işarettir o. Düşme hareketine en güzel anlamı getirendir cemre. Vakti gelince düşer cemre.

Ne kışı bekletmek olur ne de baharı. Biri gidecek vakit erince, biri gelecek. Vazifesini bitiren görevi teslim edecek. Hepsinin yeri ayrı, sırası aynı. Kış gider bahar gelir. Ama öyle sıradan gidiş-geliş değildir bunlar. Kışı ayrı severiz, baharı ayrı. İkisi de kıymetli. Cemre düşsün araya, baharı müjdelesin, kışı yolcu etsin. Öyle değil midir ki iyi ev sahibi, misafiri kapıda karşılar, kapıya kadar uğurlar. Kış baharı üç adımda karşılayacak, bahar kışı üç adımda yolculayacak. Ve bunun adına cemre diyecekler. Cemre havaya düştü, rüzgar ısındı. Cemre suya düştü, bahar yaklaştı. Cemre toprağa düştü, kış artık yerini bahara bıraktı. Bir sonraki seneye kadar...

Eskiler bir somun ekmeği ikiye böler gibi, koca bir yılı da ikiye bölmüşler. Soğuk parçasına Kasım, sıcak kısmına Hızır demişler. 179 gün düşmüş Kasım'ın payına, 186 gün Hızır'da kalmış. İşte Kasım 105 dedi mi, cemre düşüyor havaya. Sonra yedişer defa yatıp kalkıyor, yatıp kalkıyor çocuklar. Yedi elma şekerinin üzerinden yedi gün geçiyor. Cemre suya da, toprağa da düşüyor yedi gün arayla. Cemre bir ateş topu... Nereye değse ısıtmaya başlıyor. Üçü de düşünce yer yüzüne, artık bilin ki bahar geliyor iyiden iyiye.

Bugün 19 Şubat ve havaya düştü cemre. Burnumuzu kızartan, atkılara sardıran hava ısınacak demektir. Saçları berelerin altından çıkarabilir, ılık rüzgara bırakabiliriz demektir. Anneler duymasın ama, dondurma vakti de iyice yaklaşmış demektir. Siz şimdilik bunu belli etmeyin. Çıkın dışarı, cemreye hoş geldin deyin.

<- Geri Git

Bu Bölümde Başka Neler Var?
Sen de Katıl Bize
Toplam 2 yorum yapılmış.
Üye Girişi
Kullanıcı Adın:
Şifren:
[ Ücretsiz Üye Olayım | Şifrem Neydi? ]
İyilikler Antlaşması
Merakettin Amca, biz neden yaşıyoruz?
Serin Selamlar
Meraklı Ce, Sultan Fatih'le Tanışıyor
Kocaman Ayaklı Çocuk: Menta
BeyazBulut Çocuk Ülkesi | © 2005-2020