HACİVAT: Kar bana bir eğlence medet!
KARAGÖZ: Alsana bir eğlence... (Şaaap!)
HACİVAT: Yahu Karagöz'üm iki gözüm, niye kartopu atıyorsun suratımın ortasına şappadak?
KARAGÖZ: "Kar bana bir eğlence" demedin mi Hacicavcav?
HACİVAT: Dilim sürçtü, "yar bana" diyecektim.
KARAGÖZ: Madem dilin sürçtü "kar bana" dedin, alsana bir kar daha.
HACİVAT: Dur Karagöz'üm ne yapıyorsun, atma artık, böyle sulu şakalar yapma bana.
KARAGÖZ: Hacicavcav perdenin sonunda "dilimiz sürçtüyse affola" diyeceğiz ama sen daha başlar başlamaz "dilim sürçtü" diyorsun, bir de af dilemiyorsun.
HACİVAT: Haklısın Karagöz'üm, ama her yer kış, her yerde kar olunca benim de aklım fikrim karda kaldı. Gel seninle biraz kar muhabbeti yapalım, sana sorular sorayım, ne dersin?
KARAGÖZ: Zor olmasın ama.
HACİVAT: Söyle bakalım kışın en beyaz adamı kim?
KARAGÖZ: En beyaz adam mı?
HACİVAT: Evet, en beyaz adam...
KARAGÖZ: Bunu bilemeyecek ne var Hacivat, tabii ki kardanadam.
HACİVAT: Aferin Karagöz'üm. Bir soru daha soracağım, bunu da bilecek misin bakalım.
KARAGÖZ: Sor Hacivat sor!
HACİVAT: Sarmaşığın üzerine kar yağınca ne olur?
KARAGÖZ: Amma da kolay soru soruyorsun. Karmaşık olur Hacivat, karmaşık olur.
HACİVAT: Ya Karagöz'üm sen her dediğimi yanlış anlardın, ne oldu da şimdi her sorduğum soruyu biliyorsun, şaştım doğrusu.
KARAGÖZ: Ben Karagöz'üm, kar dedin mi duracaksın. Bundan sonra bana "kar gözüm" diyebilirsin.
HACİVAT: "Kar göz" olur mu hiç Karagöz'üm. Kargacık burgacık gibi.
KARAGÖZ: Olur olur.
HACİVAT: Anlaşıldı Karagöz'üm, sen aklını karla yemişsin. Sana bir soru daha sorayım bakalım: Kar yola yağınca ne olur?
KARAGÖZ: Ne olacak, karyola olur.
HACİVAT: Tamam Karagöz'üm sen dersine iyi çalışmışsın. Ben bu muhabbetten sıkıldım.
KARAGÖZ: Dur Hacivat daha yeni başladık, niye hemen sıkıldın? Bir soru da ben sorayım da sıkılganlığın geçsin.
HACİVAT: Sor bakalım.
KARAGÖZ: Güreşte kar, tuş olursa ne olur?
HACİVAT: Aman Karagöz'üm, hep kelime oyunu oynadık zaten. Tabii ki kartuş olur.
KARAGÖZ: Bilemedin Hacıvat, bilemedin. Kar tuş olursa sinirinden erir, su olur.
HACİVAT: Ya öyle mi? Demek su olur. Al sana kar! Al sana su! Al sana kar! Al sana su!
KARAGÖZ: Dur yapma Hacivat, su içinde bıraktın beni. Yar bana bir yardım, yar bana bir yardım! |