• Güzel bir Ramazan gününde yağan yağmuru hayranlıkla seyrederken ağzımıza şıp diye bir yağmur damlasının düşmesi.
• Kardeşimizle kavga edip birbirimizi yedikten sonra oruç olduğumuzu hatırlamak. Tükürmek fayda etmez, ama kardeşinize sarılıp; "Canım efendim bu akşam iftarda hangi çikolatadan yersiniz acaba." demeniz şart değilse de gayet güzel olur. (Kimin kulağı ısırıldıysa çikolatayı o alır.)
• Müezzinin sahurda çok yediği için tıkanması ve ezan okuyamaması.
• Teravihte akıllı uslu Allahümme Salli'yi okurken dedenin "Niye güldürüyorsun evladım arkadaşlarını namazda hmm" diye parmak sallaması. "Ama dede o ben değildim" demenizin pek faydası yoktur. Çünkü dede çok iyi duymamaktadır. Boşver deyip peygamberimize selam göndermeye devam...
• Sokakta yalandan ezan okuyan mahallenin delisine kanıp bir kase hoşafı hoşurt diye içecekken annenin seni uyarması. Gitti güzelim hoşaf... :)
• Pide kuyruğunda beklerken pidenin ansızın bitivermesi.
• Teravih çıkışı annenleri kaybedip köpeklerle birlikte eve dönmek.
• Tekne orucu tutuyorsanız dedenizin size kredi kartıyla taksitli ödeme teklif etmesi.
• Davulcunun çaldığı oyun havalarını çok beğenip halay çekeceğim diye sahur yapamayıp orucu aç tutmak.
• Davulcunun uyuyakalması.
• Mahya ustasının çırağının R'leri hem söyleyemeyip hem de yazamaması sonucu yanlışlıkla yamazan ayının gelmesi, oyuç tutmamız, sahuy yapmamız.
• Fırıncının çırağının susam çuvalıyla talaş çuvalını karıştırması. Susamları fırına atması ve pidelerin susamsız kalması.
• Müezzinin akşam ezanında açlıktan dayanamayıp minareden düşmesi.
• Ramazan ayında akşam ezanı erken okunan şehirlerin aşırı göç alması.
• Teknelerin "bizim orucumuzu çocuklar tutuyor, biz ne tutacağız peki" diye pankartlar açarak olayı protesto etmesi.
• Karagöz'le Hacıvat'ın asla kavga etmeyip sadece sessizce kitap okumaya karar vermesi.
• Sahur vakti uyandırılmayan çocukların hep birlikte hiç uyumama kararı alması. |