Anasayfa
Binbir Bulut Masalları
Bir Şiir Sana, Bir Şiir Bana
Deneme Bir Kii
Beyaz Mikrofon
Tavşanlı Makas
Kahkaha Ağacı
BB Kitaplığı
Binbir Bulut Masalları

Pilli Masal

Yazan: Nesibe Şahin

Resimleyen: Zeynep Şahin

Kahverengi dolabın üçüncü çekmecesinde tam bir telaş var bu gün. "Yahu bu ne hal böyle, herkes yerine geçsin" demesi lazım birinin. Şuna baksanıza. Makas açmış ağzını, siyah ipi kovalıyor; "seni keseceğim" diyor bir taraftan da. Ucu kırık bir kalem var, ben bir işe yaramıyorum, diyor; bir başına oturuyor çekmecenin köşesinde. Beline siyah ipten biraz dolanmış, makastan kaçıyor ya siyah ip, önüne gelene sarılıyor da bırakmıyor.

İki çiviyle üç tane toplu iğne de aylardır bu çekmecenin içinde.

-Hey, diyor çivinin biri toplu iğneye. Ne zayıf şeysin sen. Hiç mi yemek yemiyorsun?

-Sen kendine bak şişko patates. Yiyip de senin gibi olacağıma böyle kalırım daha iyi.

Ha unutmadan iki tane de pil var bu karmaşanın içinde. Sessizce konuşuyorlar, ne diyorlar acaba?

-Baksana, sen büyüyünce ne olacaksın?

-Iıı... Ne desem ki? Hiç düşünmedim. Bir işe yarayayım da neresi olursa olsun. Peki sen ne olmak istiyorsun?

- Ben büyüyünce kumandalı bir arabayı çalıştırmak istiyorum. En büyük isteğim bu.

Tabii aslında piller için büyümek diye bir şey yok. Pil dilinde büyüyünce ne olacaksın demek; aslında, sen hangi aleti çalıştırmak istersin, demek. Olur ya bir gün bir pille tanışacağınız tutar da bu bilgi lazım olur size.

Neyse, biz çekmecemize dönelim yine. Bir de ilaç kutusu var. Son kullanma tarihi çoktan geçmiş. Yanındaki krem kutusu durmadan konuşuyor ona.

-Hey yaşlı şey! Ne zaman gideceksin buradan yahu? Senin yüzünden sığamıyoruz koca çekmeceye. Kaç zamandır buradasın. Sen git de bize yer açılsın biraz.

Zavallı ilaç bunları duyunca nasıl da üzülüyor.

-Şu halime bak, diyor. Bıktım artık burada yaşamaktan.

Karmaşa azalmadan devam ediyor. Bir de kaset var. Ucu kırık kaleme takılmış kalmış. Kalemin belinde siyah ip sarılı zaten. Kaset kurtulmak istiyor ama kalem bırakmıyor ki. Girmiş deliklerinden birine, çeviriyor da çeviriyor. Kaset bir-iki çırpınıştan sonra "amaaan" diyor, "zaten beni dinleyen yok. N'oolmuş bandım biraz daha çıksın içimden. Oooh canıma değsin! Hep siyah iplik dağıtacak değil ya buraları."

* * *

Günler böyle geçip gidiyor. İşte o gün geldi. Hişt, susun. Bakın şimdi ne oluyor:

Evin oğlu akşama doğru geldi eve. Elinde bir poşetle birlikte. Üstünü çıkardı. Yemeğini yedi. Ne de uslu bir çocuk.

Şimdi odasına girdi. Ve çekmeceyi açtı. "Ayy" dedi "burası ne kadar da karışmış!" Önce karman çorman olmuş siyah ipin makarasını aldı eline. Onunla beraber ucu kırık kalem, bozuk kaset ve siyah makas da geldi tabii. Çocuk bunları tek tek kurtardı, siyah ipi yeniden sardı. Kalemi kalemtıraşıyla açtı, ilaç kutusunun içindeki ilaçları atıp, iğnelerle çivileri içine koydu. Krem kutusunu da onun üstüne. İkisi de kardeş kardeş oturacaktı burada bundan böyle. Kasetin bandını sardı parmağıyla. Oh be... Şimdi her şey düzene girmişti.

Sonra da çarşıdan getirdiği poşeti açtı. Hey o da ne? Cici bir kumandalı araba. Ne yapacak acaba? Usulca çekmeceyi tekrar çekti çocuk. Bir köşede sessizce konuşan iki pili aldı eline. Sonra tahmin ettiğiniz gibi ikisini de alıp taktı arabasına. Bu arada çekmece çoktan kapanmıştı.

Çocuk arabasıyla oynarken, toplu iğnelerden birinin sesi, kumandalı arabanın teker seslerine karışıyordu:

-Ben aslında var ya, büyüyünce çivi olmak istiyorum...

<- Geri Git

Bu Bölümde Başka Neler Var?
Sen de Katıl Bize
Toplam 7 yorum yapılmış.
Üye Girişi
Kullanıcı Adın:
Şifren:
[ Ücretsiz Üye Olayım | Şifrem Neydi? ]
İyilikler Antlaşması
Merakettin Amca, biz neden yaşıyoruz?
Serin Selamlar
Meraklı Ce, Sultan Fatih'le Tanışıyor
Kocaman Ayaklı Çocuk: Menta
BeyazBulut Çocuk Ülkesi | © 2005-2019