İki katlı ev, iki katlı pasta, iki katlı otobüs, iki katlı villa... Vee insanlık âleminin iki katlı son ürünü: İki katlı çay!
Çayın da mı iki katlısı olur, demeyin. Bal gibi oluyor. Bir bardak, birkaç damla demlenmiş çay, azıcık sıcak su, bir de maharetli elleriniz varsa, iki katlı çaya sahip olmak için bütün şartları sağladınız demektir.
Nasıl olacak bu iş, diyorsanız kulaklarınızı dört açmanızı rica edeceğim. Yoo, aslında kulaklarınızla bir işim yok. Gözlerinizi diyecektim, gözlerinizi dört açın.
Deneyimizin başlangıcında bardağımız temiz olmalı. Yani dibinde bir önceki çaydan birkaç damla artık bulunsa ne olur, demeyin. Baştan bütün işi bozarsınız, ona göre.
İçeceğimiz kadar sıcak suyu döküyoruz bardağımıza. Sonra tercihimize göre şekerimizi atıp karıştırıyoruz. Ardından demlenmiş çayı, kaşığımıza ağır ağır döküp yine aynı yavaş hareketle bardağımıza bırakıyoruz. Burada hareketlerimizin yavaş olması çok önemli.
Çok değil, bir-iki kaşık demli çayı karışımımıza koyduğumuzda deneyimizin başarıyla sonuçlandığını göreceksiniz. Alt kat, beyaz; üst katsa bildiğiniz çay rengi. İşte size iki katlı çay!
Gelelim işin bilimsel boyutuna. Nasıl oluyor da iki katlı oluyor bu yaramaz çay? Normalde niye tek katlı da şimdi çift?
Çünkü arkadaşlar, maddelerin yoğunluk dediğimiz bir özellikleri var. Her maddenin yoğunluğu da başka başka. Burada şekerli suyun yoğunluğu, normal suyun yoğunluğundan büyük olduğundan, şekerli su dibe çöküyor. Bizim çayın demi de şekersiz su kapsamına girdiğinden şekerli suyun üzerinde işte böyle asılı kalıyor.
Çayınızın uzun süre iki katlı kalması için sakın ha içerisine kaşık batırma, bardağı hızlı sallama gibi işlemler yapmayın. Yoksa bütün emeğiniz boşa gider, "iki katlı çay" hayalimiz de suya değil, bizzat bu karışımın içine düşer. |