Hayriye kitabın kenarında uyuyakalan Meryem'in üzerini örtmek için bir şeyler aradı. Annesi hep "uyuyanın üzerine kar yağar" derdi. Üşümesin diye görünmez karlardan Meryem'i korumak istiyordu. Çekmecelerini karıştırırken bir mendil buldu. Mendili güzelce açtı ve Meryem'in üzerini örttü. Meryem sanki dünyanın en rahat yatağındaymış gibi mışıl mışıl uyuyordu. Hayriye yastığına baktı. Uyumakta zorlandığı geceler acaba yastığının altına bir kitap mı koymalıydı? "Belki o zaman Meryem kadar derin uyuyabilirim" diye düşündü.
Meryem'i uyur bırakarak Seyir Bulutu'na gitti. Ona yeni arkadaşından bahsetti. Seyir Bulutu her zamanki gibi sessiz sessiz dinledi Hayriye'yi. Sonra Hayriye geminin içindeki dağınıklıkları topladı biraz. En son maceralardan kalma ne de çok döküntü kalmış etrafta. Onları toplayıp geminin içine çeki düzen verdiğinde biraz terlediğini hissetti. Bir bardak su fena olmaz diye düşünürken Meryem içeri girdi. Minicik boyundan beklenmeyen bir çeviklikle eşikten hooop diye atlayan Meryem Seyir Bulutu'na hayran hayran bakıyordu. "Bu gemi harika" dedi. "Onu bir de uçarken gör" dedi Hayriye. Meryem'in Seyir Bulutu'nu sevmesi Hayriye'yi de sevindirmişti, "gökyüzünde öyle güzel süzülür ki bütün martıları, leylekleri, kırlangıçları, turnaları kendine hayran bırakır, serçeler ve kumrular direklerimize konmaktan keyif alır" dedi. "Rüzgar da iyiyse Seyir Bulutu seni istediğin her yere götürebilir."
Meryem sevinçle ellerini çırptı. "O zaman harika. Çünkü kitabımdaki rüzgarlar çok güzeldir. Tepeye çıktığında kendini uçacakmış gibi hissedersin" dedi.
Hayriye Meryem'e gemiyi gezdirdi. Sonra birlikte Hayriye'nin odasına döndüler. Çoktan akşam olmuştu. Hayriye'nin midesinden gurultular gelmeye başladı. Meryem Hayriye'nin acıktığını anlamıştı. Ona dönüp "bu defa sarımsaklı yeme olur mu?" dedi. İkisi de neşe içinde güldüler.
"Bak sonbahar geldi" dedi Hayriye, beraber pencereden dışarı bakarlarken. Meryem küçücük boyuyla pencere kenarından dışarıyı izliyordu. "Ağaçlar ne kadar güzel görünüyor" dedi. "Yaprakların ağaçtan düşmelerini izlemek bile çok keyifli".
O anda Hayriye'nin aklına bir fikir geldi. Meryem'i avuçladığı gibi Seyir Bulutu'na götürdü. Meryem Hayriye'nin avuçlarında sallanıyorken "N'apıyorsun?" diye bağırdı. Seni yapraklara götüreceğim dedi Hayriye. Meryem Hayriye'nin başparmağına tutundu ve heyecanla "nasıl?" diye sordu.
(Devam edecek...) |