| | Resimleyen: Sümeyra Solmaz |
Hayriye bu sıcak mevsimde oturduğu yerde mayışmış duruyordu. Nereden eline geçirdiğini hatırlamadığı bir kitabı sallayarak, rüzgar oluşturmaya çalışıyordu. Sonra kitabın kapağındaki resimde, aynı kendisi gibi serinlemeye çalışan birini fark etti. Halden anlayan birini bulmuşçasına, onun da sıcaklığını ve serinlemek istediğini hissetti içinde. İçinden gelen yardım etmek dürtüsüne karşı koyamayarak kitap kapağına doğru üflemeye başladı. Kitap kapağında aynı Hayriye gibi serinlemek için uğraşan kahraman birden Hayriye'ye bağırmasın mı?
- Sarımsak mı yedin sen?
- Şey, hayır. Yok evet. Makarnamın üzerine sarımsaklı yoğurt dökmüştüm.
- O halde sarımsaklı yoğurt yediğin ağzınla bana üflemez misin lütfen?
- Ama sadece seni serinletmek istemiştim.
- Sarımsak kokulu bir rüzgarla mı?
- ?!
- İstemiyorum.
Hayriye kitabı yanındaki sehpanın üzerine bırakıverdi. Kapaktaki kız hakkında, bu sıcakta rüzgar bulmuş da beğenmiyor, sıcaktan bunalsın o halde, diye düşünmüştü. Sonra kitaba hafif arkasını dönerek avucunun içine üfledi ve nefesini kokladı. Gerçekten sarımsak kokulu bir nefesti bu. İşte şimdi biraz utanmıştı. Göz ucuyla kitaba baktı. Az önce kendisiyle konuşan kahraman sehpanın kenarına oturmuş, ayaklarını aşağıya, mavi halıya doğru sarkıtıyordu.
"Senin adın ne?" dedi Hayriye.
Küçük kahraman göz ucuyla Hayriye'ye baktı ve "adım Meryem" dedi.
Hayriye de kendini tanıttı Meryem'e. Az önceki tatsız olaydan sonra birkaç dakika içinde sıkı fıkı oluverdiler. Meryem Hayriye'yi kitabın içine davet etti. Hayriye bir kitaba bir de kendine baktı. Sonra karnını tuta tuta gülmeye başladı. Meryem Hayriye'nin neden güldüğünü anlayamadı. Hayriye zor da olsa Meryem'e bir açıklama yaptı. "Ben" dedi, "nasıl sığabilirim o kitabın içine? Annem arada bir bana sıska dese de o kadar da küçük değilim."
Meryem çok şaşırdı. Çünkü Hayriye'nin kitaba nasıl sığacağını hiç düşünmemişti. "Ben girmek isteyince giriyorum, bence sen de girebilirsin" dedi.
Hayriye denemeye karar verdi. Fakat ya maceracı arkadaşları ne olacaktı? "Onları da yanıma almalıyım" dedi Meryem'e. Meryem odada ikisinden başka kimseyi göremediği için arkadaşlarının nerede ve kim olduklarını sordu.
Hayriye odanın içinde gezinmeye başladı. Bir aşağı bir yukarı gidiyor ve arkadaşlarından, onlarla yaşadıkları maceralardan ve tabi ki seyir bulutundan bahsediyordu. Seyir bulutundan bahsederken ne zamandır onunla uçamadığını hatırladı ve odanın ortasında durakaldı. "Çok özledim onunla bir yerlere gitmeyi" dedi. Gözleri nemlenmişti. Meryem'den saklamaya çalışarak gözlerini sildi. Sonra Meryem'e döndü. "Se.." dedi kaldı. "Seninle seyir bulutuna binip de kitabın içine girsek ne güzel olur değil mi?" diyecekti. Fakat Meryem kitabın kenarına kıvrılmış, uyuyakalmıştı. Hayriye şaşkınlıkla olduğu yerde kaldı.
(Devam edecek...) |