|
Merakettin Amca
|
 | Size "Merakettin Abi" diyebilir miyim? Sorum şöyle: Güneşteki kızılötesi, morötesi ışınları nasıl oluşur? Acaba başka görünmez ışınların isimleri nelerdir? calhansemih (27.10.2007 - 17:29) Merakettin Amca: Merhaba Sevgili Semih. Elbette, bana istediğin gibi hitap etmekte özgürsün. Büyüklerine nasıl seslenmen gerektiğini sen biliyorsun zaten. Şeklini seçmek de tamamen senin seçimine kalmış. Merakettin Abla filan deme de... :)
Şimdi gelelim şu ışın meselesine... Bu ışınlar, dalga boylarına yani tekrarlanan her bir parçasının uzunluğuna göre sınıflandırılıyorlar. Bu ışınların kızılötesi, morötesi, gama, lazer, X ışınları gibi isimleri var. Söz gelimi kızılötesi (infrared) ışınlar güneş ışınlarının bir kısmında yer alıyorlar. Ama bu ışınları insanlar da istedikleri gibi üretip, bu ışınların ısıyı ışıkla taşıyabilmeleri sayesinde çeşitli amaçlar için kullanabiliyorlar. Mesela kızılötesi ışınlar, cep telefonlarımızda veri iletiminde kullanılıyor. Sonra X ışınları, hastanelerdeki röntgen cihazlarında vücudumuzun filmini çekmekte kullanılıyor. Lazer ışınları bilgisayar CD'lerinin yazılmasında, yazıcılarımızın kağıtlara çıktı almasında ya da barkod okuyucularda kullanılıyor. Görüyorsun, sadece güneş ışınlarında değil, hayatımızın pek çok alanında bu ışınlara rastlıyoruz. Işınlanmak dedikleri bu mu acaba? :) |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Merakettin Amca filler ne yer? damlabloom (27.10.2007 - 13:07) Merakettin Amca: Bir kere şunu söylemeliyim, filler koocaman hayvanlar oldukları için kocaman kocaman da yiyorlar. Hatta günde 150 kilodan az yemediklerini de söyleyebilirim. Ne yiyorlar peki? Aslına bakarsan fillerin damak tatları pek bizimkine benzemiyor. Yedikleri şeyler genelde ağaç yaprakları, ağaç kabukları, otlar filan. Asya'da yaşayan filler ise muz, pirinç, şekerkamışı yiyorlar. Üstüne bi de günde 100 litre su içiyorlar ki değmeyin gitsin. Küresel kuraklığın sebebi bu filler mi acaba diye düşünmeye başladım. :)
Ha "bu kadar şeyi biliyorsun, yoksa fil mi besliyorsun Merakettin Amca?", diye de sorabilirsin. Ben bu konularda çok meraklıyımdır biliyorsun. Araştırıyorum, soruşturuyorum, geziyorum, gözlüyorum, düşünüyorum ve öğrendiklerimi size anlatıyorum. Bu da, bu kadar soruyu nasıl cevapladığımı soran arkadaşlara bir cevap olsun.
Afrika taraflarında fil besleyen insanların filleri kullanma amaçlarını biliyor musun peki? Bana sorma. Hadi bakim pamuk eller kitaplara... Merakettin Amca her şeyin cevabını öyle hemencecik veren biri değil. Biraz da sen araştır bakalım. |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Merakettin Amca, kızlar erkeklere göre neden daha duygusal, daha kırılgan oluyorlar? babygirl (25.10.2007 - 16:54) Merakettin Amca: Aslında bunu kızlar ve erkekler diye ayırmak doğru mu, bundan emin değilim. Çünkü her insanın farklı karakter özellikleri var. Söz gelimi kimi erkekler pek kırılgan olmazken, kimileri de oldukça kırılgan olabiliyorlar. Bu tamamen yaratılışlarıyla ilgili bir durum. Bayanlar için de benzer şeylerden söz etmek mümkün. Fakat bayanlar, erkeklere göre daha narin yaratılışlı oldukları için kırılganlık konusunda da daha hassas olabiliyorlar, evet. Herkesin farklı bir yeri ve önemi var şu dünyada. Bu farklılıklarla birlikte ilginç ve sevimli bir hayatımız oluyor böylece. Herkes aynı olsaydı düşünsene hayat ne kadar sıkıcı olurdu, öyle değil mi? |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Öndeki iki dişimiz neden diğerlerine göre daha büyük olur? oossmmaann (22.10.2007 - 22:36) Merakettin Amca: Kocaman kırmızı bir elmayı, turuncu bir havucu ya da yemyeşil bir armudu ısırırken nasıl güçlü dişlerin olduğunu hiç düşündün mü? Ön dişlerimizle ısırıyoruz genellikle ve sapasağlam yerinde duruyor dişlerimiz, hiç kırılmıyor, değil mi? Çünkü ön dişlerimiz hem büyük, hem uzun, hem de güçlü de o yüzden. Uzun dişlerimiz hemencecik saplanıyor elmamıza ve kocaman, sulu bir ısırık alıyoruz. Kütür kütür yerken elmamızı, bize böyle güzel, böyle büyük, böyle güçlü dişler ve bir de böyle güzel bir elma verdiği için Yüce Allah'a şükrediyoruz. |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Merakettin Amca, horozların en yüksek sesi sabah saatlerinde çıkıyormuş. Neden akşam, gece, öğlen değil de sabah? esros (22.10.2007 - 17:18) Merakettin Amca: Vaktiyle bir horoz varmış. Bütün horozlar gibi o da hep sabahleyin ötermiş. Gel zaman git zaman, sıkılmış bu işten. Erken kalkmak da zoruna gidiyormuş hani. Demiş ki: "Neden bütün horozlar gibi sabah ötüyorum ki ben?" Buna bir son vermeye karar vermiş ve ertesi günden itibaren vakitli vakitsiz ötmeye başlamış. Gecenin bir yarısı, öğlen, akşam dinlemeden hep ötmüş. Fakat kasabadaki insanlar horozdan rahatsız olmaya başlamışlar. Gece yarısı öttüğü zamanlar, uykularını böldüğünden şikayet etmişler ve bu şikayetlerini horozun sahibine iletmişler. Horozun sahibi de şikayetçiymiş ama kıyamıyormuş horozuna. İnsanların baskılarına en sonunda dayanamamış ve "vakitsiz öten horozu ne yaparlar?" diye atasözü kitabına bakmış. Bir de ne görsün, "vakitsiz öten horozu keserler" yazmıyor muymuş kitapta? "Eyvah" demiş adam, "gitti bizim horoz". Düşünmüş, taşınmış, biraz da kaşınmış ve sonunda götürüp horozu pazarda satıvermiş. Horoz bundan ders alıp ötüş zamanlarını düzeltmiş mi, düzeltmediyse yeni sahibi onu kesmiş mi, etinden komşularına da dağıtmış mı, suyundan çorba da yapmış mı, bilmiyorum. Bildiğim tek şey var, o da vakitsiz öten horozların pek de iyi bir şey yapmadıkları... |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
|
|
 |
|
| |
| Sen de Katıl Bize |
Merakettin Amca'ya merak ettiğin tüm soruları sorabilirsin.
Yapman gereken sadece üye olmak.
Üye değilsen ücretsiz üye olmak için burayı bulutla. Üyeysen sayfanın yukarısından üye girişi yapmalısın. |
 |
|
|
|
| Üye Girişi |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|