|
Merakettin Amca
|
 | Merakettin Amca, benim boyum nedense yaşıtlarıma göre çok uzun. Bu yüzden kendimi onların yanında farklı hissediyorum. Aynı yıl, aynı gün ve aynı saatte doğanlar büyüyünce aynı şeyleri yeseler bile farklı boy ve kiloda oluyor. Neden? babygirl (08.01.2008 - 16:36) Merakettin Amca: Aynı ailedeki çocukların, aynı zamanlarda doğmasalar bile benzer özellikler göstermeleri son derece doğal. Çünkü "genetik" dediğimiz bir bilim dalı; boy, göz rengi, yüz tipi gibi özelliklerin kalıtımla nesiller boyu taşındığını ortaya koyuyor. Fakat bu demek değil ki aynı ailedeki çocuklar her şeyiyle birbirlerine benzerler. Diyelim ki genellikle kısa boylu olan bir ailede genetik zincirinde çok gerilerde olan, yani dedenizin dedesinin dedesinde olan uzun boylu olma özelliği yıllar sonra uykudan uyanıp ortaya çıkabiliyor. Kilolu olup olmama ise beslenme alışkanlıklarıyla ilgili olan ve sonradan ortaya çıkan bir özellik.
Bütün bu benzerliklere rağmen herbirimizin farklılıkları var. İkiz olan çocuklarda bile dış görünüş, farklılık gösteriyor çoğu zaman. Hele ki kafamızın içi, duygularımız tamamen bize ait olan, farklı özelliklerimiz. Eldeki parmaklar gibi kimimiz uzun, kimimiz kısayız. Bize hangi özellikleri verdiyse rabbimiz, onlarla mutlu olmalı, kimsede olmayan, sadece kendimize ait olan farklılıklarımızla da hep gurur duymalıyız. |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Merakettin Amca F klavye Türkçeye çok uygun bir klavyeymiş. Ben de bu klavyeyle yazıyorum. Ama dünyada neredeyse herkes Q klavye kullanıyor. Hem de Türk olanlar da... Ben onlara bir şey demiyorum. İstedikleri klevyeyi kullansınlar. Ama neden okulda bilgisayar dersinde öğretmen bana F klavye kullandırtmıyor? zezekartal (05.01.2008 - 14:31) Merakettin Amca: Hmm... Şimdi bu klavye denen şey de bir araç. Tıpkı kalemler gibi, tıpkı daktilolar gibi, tıpkı eski zamanlarda yazı yazmaya yarayan hokkalar gibi. Yani Q olmuş F olmuş, şu olmuş, bu olmuş hiç önemli değil. Önemli olan, yazı yazmamıza yaramaları. Öğretmeninin, senin F klavyeyle yazmana bir şey diyeceğini sanmam. Çünkü sonuçta sen de yazıyorsun, o da...
Ama şöyle bir düşün. Sen F klavyeyle yazmaya başlasan, yan masadaki Fuat seni görüp "banane ben de F klavye isterim" diye mızıkçılık yapsa, sonra buna köşedeki Selma da katılsa ve bütün sınıf cümbür cemaat "bize de F klavye verin" kampanyası başlatsa... Sonracıma okulda o kadar F klavye almaya yetecek para olmasa... Herkesten F klavye almak için para toplasanız... Para tamam olsa... Sonra gitseniz bilgisayarcıya... Bilgisayarcı "bu kadar F klavyeyi n'apacaksınız?" diye merak etse... Sonra "sen bırak n'apacağımızı, ver bize F klavyemizi" deseniz... Bilgisayarcı köşe bucak aranıp sonunda o kadar F klavyeyi zar zor bulsa, kan ter içinde getirse size... Götürseniz okula, varsanız bilgisayar labaratuvarına... Bu sefer Fuat mızıkçılığa devam etse... "Banane ben Q klavyeyle yazamıyorum" dese... Selma da aynı şekilde ağlasa, "bana Q klavyemi geri verin" diye bağırsa... Aman! Ne berbat bir kabus bu. En iyisi herkes istediği gibi yazsın. Hatta kalemle, daktiloyla yazmak isteyenler de onlarla yazsın. Ama okula hiç kırmızı önlükle gelindiğini gördün mü Zeynepcim? Elde Q klavye varsa onunla da yazabilmek lazım. Sonuçta klavyeye değil yazıya bak. Di mi ama?
Not: Bu arada... :) Bir anda bu kadar çok soru sorma evladım, boğulacaksın. Azar azar, sindire sindire... Kimseye soru sorduğu için bozulduğum filan yok. Benim de bir yere gittiğim yok. Öyleyse sakin sakin merak edelim, sakin sakin cevaplayalım. Hadi bakim... :) |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Merakettin Amca "dünyanın en tatlı annesi kim?" diye sorsam herkes neden "benim annem" der? guls (04.01.2008 - 18:21) Merakettin Amca: Aslında bu sorunun cevabı, "bütün anneler" olmalı. Bütün anneler dünya tatlısı olunca işte bu yüzden herkes bu soruya "benim annem" diye cevap veriyor. :)
Mesela öğretmeniniz size "dünyanın en tatlı güneşi hangisi?" diye sorsa ne cevap verirsiniz? "Benim güneşim" diye cevap verir misiniz? Yoksa "güneş zaten bir tane" mi dersiniz? Oysa sınıfınızda sizi ışıtan aynı güneş olsa da tam o anda dünyanın bir başka şehrindeki bir başka çocuğu ısıtan bir güneş daha var. Ve güneş aynı olsa da herkesin güneşi görme biçimi, zamanı farklı. Evet, güneş bir tane. Ama anneler de bir tane. Bi'tanecik annelerimize kucak dolusu sevgiler gönderiyorum buradan. |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Sevgili Merakettin Amca, sizin mesleğiniz nedir? Biraz saçma oldu ama afedersiniz. :) sermur (04.01.2008 - 14:39) Merakettin Amca: Saçmalama evlat. :) Yani saçmalama derken, saçma sorular sorma demiyorum. Saçmaladığını söylemek bence biraz saçma olmuş. Mesleğimi merak etmen bence son derece doğal. Merak etmek güzel ve değerli bir şey çünkü. Öyleyse merakları gidermek de aynı derecede değerli ve güzel olmalı, değil mi? Merakettin Amca'n da bu yüzden değerli ve güzel bir iş yaptığını düşünüyor. Çünkü kendisini bir "merak giderici" olarak görüyor. Merakettin Amca'nın yaptığı bir diğer iş de "merak artırıcı"lık. Niye, dersen... Tüm soruları cevaplayınca size merak edecek hiç bi'şey kalmayacak diye çok korkuyor Merakettin Amca'nız. Bu yüzden arada sırada size de sorular soruyor, cevaplar bekliyor, hediyeler veriyor ve verdiği cevaplarının arasına sizi de araştırmaya yöneltecek eğlenceli kapılar açıyor. Sen bunları göremedin mi hâlâ? Öyleyse az merak ediyorsun demek ki. :) |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
 | Merakettin Amca, eskiden dostluk, arkadaşlık nasıldı? kurtt (04.01.2008 - 14:17) Merakettin Amca: Eskiden de dostluk ve arkadaşlık kelimelerinin karşılıkları aynıydı Rumeysacım. Yani sözlükleri açtığında bugünküne benzer şeyler yazıyordu. Öyleyse değişen ne? Sözcükler mi, yoksa insanlar mı? Bana kalırsa insanlar ve dünya epey değişti. Eskiden insanlar, sevdiklerine vakit ayırmıyorlar, vakitlerini onlarla paylaşıyorlardı adeta. Şimdi ise vakit ayırmayı bırak, vakit bile bulamıyor çoğu insan. Eskiden dünya bu kadar küçük değildi. Dostunuzdan, arkadaşınızdan aldığınız bir mektup, satır satır, harf harf yüreğinize işlerdi. Şimdi ise posta kutunuza düşen bir elektronik posta ya da gelen bir cep telefonu mesajı, sıradan cümleler fısıldıyor hepimize. Dünya küçüldükçe, yani uzaktakiler yakınımıza geldikçe insanlar birbirlerini göremez oluyorlar galiba. Yaklaşmak güzel ama özlemeyi de bilmek gerekiyor sanırım. |  |
 | Henüz yorum yapılmamış. | [ Yorum ] |
|  |
|
|
 |
|
| |
| Sen de Katıl Bize |
Merakettin Amca'ya merak ettiğin tüm soruları sorabilirsin.
Yapman gereken sadece üye olmak.
Üye değilsen ücretsiz üye olmak için burayı bulutla. Üyeysen sayfanın yukarısından üye girişi yapmalısın. |
 |
|
|
|
| Üye Girişi |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|