Fuat ve Selim, el ele tutuşmuş bir halde ansiklopedinin kocaman bir pencere gibi açılan kapağından içeri girmişlerdi. Arif Amca ise arkalarından "ne varsa bu gençlerde var" der gibi gülümsedi. Yıllardır bilmecenin cevabını aramış fakat bir türlü bulamamıştı Arif Amca. Bulduğu cevapları ansiklopediye sormak ise hiç aklına gelmemişti. "Demek ansiklopedinin sırrı buymuş" dedi yorgun gözlerle. "Öğrenmek istediğin şeyleri ansiklopediye soracaksın." Sonra da titreyen bacaklarıyla ilerleyerek kapağı kapanan ansiklopediyi ziyaretçilerin ulaşamayacakları bir yere kaldırdı.
Tam o esnada Fuat ve Selim, ansiklopedinin içindeki gökyüzünde iki kuş gibi uçuyorlardı. Selim, Fuat'ın eline sımsıkı sarılmış, korkulu ama meraklı gözlerle etrafı süzüyordu. Fuat ise bir kaptan edasıyla bilmiş bilmiş gülümsüyordu. Aşağısı o kadar güzeldi ki, her ikisinin de gözleri kamaşmıştı Gizemli Ansiklopedi'nin içindeki dünyadan. Gizemli Dünya'da sanki her şey ışıl ışıldı. Yaşadığımız dünyaya benzemesine benziyordu ama masalları andıran farklı bir güzelliği de vardı Gizemli Dünya'nın. Çiçekleri daha bir renkli, bulutları daha bir pamuk, güneşi daha bir sevimliydi.
Pamuktan bir bulutun üstüne düştü önce Fuat. Sonra da Selim onun üzerine kapaklandı. Bu düşüş ikisinin de çok hoşuna gitmişti. Selim atıldı önce:
- Keşke bunu evde de yapabilsek...
Fuat güldü:
- Yapabilirsin akıllım.
- Yapabilir miyim? Bizim evde Gizemli Ansiklopedi yok ki. Nasıl yapacağım? Hem tek başıma korkarım ben.
- Aslında bütün ansiklopediler biraz gizemlidir, dedi Fuat. "Oyunlardan fırsat bulup biraz kapaklarını açmak gerek" diyerek anlamlı anlamlı baktı Selim'e.
Selim bozulmuştu bu söze. Oyunu abarttığının o da farkındaydı. Ama bunun yüzüne söylenmesinden oldum olası hoşlanmazdı. Suratını asacak oldu. Sonra vazgeçti. Küsmenin sırası değildi çünkü. Hem Fuat'a küsse bu koca ansiklopedinin içinde nereye gidecekti? Fuat ona ne güzel arkadaşlık ediyordu işte. Gülümsemeye çalışarak:
- Bir gün bize geldiğinde babamın çalışma odasına gidip şu bizim ansiklopediye de bakalım, olur mu Fuat?, dedi. Fuat "olur" anlamında başını salladı.
Onlar kendi aralarında konuşurlarken kocaman bir kurbağanın yanlarına geldiğini fark etmemişlerdi bile. İkisi de bu kocaman kurbağayı görünce irkildiler.
- Sen de kimsin?, dedi Fuat. Kurbağa, gözlüklerini burnunun ya da belki de ağzının ucuna doğru indirip vıraklayan komik bir sesle konuştu:
- Benim adım Kurtbağa.
- Kurtbağa mı?, dedi Selim gülerek. "Ne komik ismin var senin."
- Kurbağaların en kurdu ben olduğum için arkadaşlarım bana bu ismi verdiler. Söylediklerine göre oldukça bilgiliymişim, övünmek gibi olmasın. Bilmecenin cevabını bilen çocuklar siz olmalısınız.
- Evet, nerden anladın?, dedi Selim.
- Kurtbağa'yım ben dedim ya. Herhalde bileceğiz.
Hepsi birden gülüştüler. Kurtbağa devam etti:
- O kadar paslanmıştı ki bilmece, artık onu müzeye kaldırmaya karar vermiştik. Allahtan siz cevabını buldunuz da biraz ışıldadı. Ama hâlâ biraz bakıma ihtiyacı var.
- Nasıl yani?, dedi Fuat. "Bilmeceyi gördünüz mü siz?"
- Hem de yıllardır, dedi Kurtbağa. "Üstelik bunun gibi onlarcasını ilgisizlikten müzeye kaldırdık. Siz insanlar hiç merak edip de bakmıyorsunuz buralara. Tozlu sayfalar arasında neler çekiyoruz bir bilseniz. Etrafın böyle güzel göründüğüne bakmayın. Benim gibi binlerce kurbağa çalışıyoruz burayı temizlemek için."
Selim, evlerindeki ansiklopediyi düşündü tam o anda. O ne haldeydi peki? Döner dönmez ilgilenmeliydi onunla. Düşüncelere dalmışken birden Fuat'ın sesiyle irkildi Selim:
- Sevgili Kurtbağa, bize bilmeceyi gösterebilir misin? Onu o kadar merak ediyorum ki... Bilmecenin bize anlatacağı şeyler olmalı muhakkak.
- Evet, ben de merak ediyorum ben de, diye atıldı Selim.
- Tabii ki, dedi Kurtbağa. Yıllar sonra meraklı insanlar görmekten memnun olmuş gibiydi. Eliyle "beni takip edin" gibi bir hareket yapıp yürümeye başladı.
Etraf rengarenk soru işaretleriyle doluydu. Her soru işaretinin içinde içe doğru açılan birer pencere vardı. Hepsi de doğrusu çok gizemli görünüyorlardı.
Kurtbağa önde, Fuat ve Selim arkada bilmeceye doğru yola koyuldular.
(Devam edecek...) |